DOLAR 49,62390,14%
EURO 55,88550,29%
ALTIN 6.527,14-1,09
BITCOIN 4078723-1.0573%
İstanbul
20°

AZ BULUTLU

12:49

ÖĞLEYE KALAN SÜRE

SenciftlerGroup N11 Mağazası - Güvenli Alışveriş
Mekke Anlaşması’ndan Bedir Mutabakatı’na

Mekke Anlaşması’ndan Bedir Mutabakatı’na

ABONE OL
22 Ekim 2026 09:35
Mekke Anlaşması’ndan Bedir Mutabakatı’na
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Mekke Anlaşması’ndan Bedir Mutabakatı’na

Doha’da dört ülkenin savunma bakanlıklarını temsil eden isimler aynı masaya oturdu. Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya. Ülkelerin güvenlik tehditleri birbirinden farklı buna rağmen ortak bir savunma sanayisi geliştirmek için anlaşmaya vardılar. Mutabakata Arapça’da dolunay anlamına gelen Bedir ismi verildi. Elbette bunun dini ve kültürel bir temeli de var. Anlaşma ortak askeri üretimi, teknoloji paylaşımını, araştırma geliştirme faaliyetlerini ve teknik eğitimi kapsıyor. Bir başka ifadeyle dört ülke artık üretim süreçlerini birlikte yürütmeyi hedefliyor.

7 Ağustos’ta imzalanan Mekke Anlaşması’nın en önemli hükmü oldukça açık. Üç ülkeden birine yapılacak silahlı saldırı, diğerlerine de yapılmış kabul edilecek. Bu düzenleme NATO’nun beşinci maddesini hatırlatıyor. Bedir’de ise durum farklı. Anlaşmayı imzalayan ülkeler birbirlerini askeri saldırılara karşı korumayı taahhüt etmiyor. Ortak üretim, teknoloji geliştirme ve savunma ihtiyaçlarının karşılanması üzerinde duruyorlar.

DÖRT ÜLKE BİRBİRİNE NE KATABİLİR?

Türkiye’nin bu masadaki en önemli avantajı son yıllarda geliştirdiği askeri sistemler. İnsansız hava araçları, savaş gemileri, elektronik harp sistemleri, zırhlı araçlar ve mühimmat üretiminde önemli bir mühendislik birikimi oluştu. Üstelik bunların bir bölümü yalnızca Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılmıyor. İhraç ediliyor, başka ülkelerin ordularına entegre ediliyor ve farklı coğrafyalarda sınanıyor. Pakistan’la yürütülen MİLGEM korvet projesi bunun örneklerinden biri. Endonezya ile geliştirilen Kaplan orta sınıf tankı da öyle.

Daha dikkat çekici bir gelişme ise Endonezya’nın 48 adet KAAN savaş uçağı satın almak üzere Türkiye ile sözleşme imzalaması. Bunun yanında Baykar ile Endonezya arasında KIZILELMA için de bir çerçeve anlaşması bulunuyor.

Yani Bedir’in tarafları arasında daha önce hiçbir iş yapılmamış değil. Yeni anlaşma, mevcut ilişkileri daha kapsamlı ve çok taraflı hale getirebilir. Katar’ın rolünü yalnızca finansman sağlamakla sınırlamak da doğru olmaz. Doha yönetimi uzun süredir savunma sanayisine yatırım yapıyor. Türk şirketleriyle ortaklıklar geliştiriyor. MKE ile Katarlı Barzan Holding arasında ortak girişim kurulmasına yönelik mutabakat bunun örneği.

Pakistan savaş uçağı üretimi, mühimmat ve askeri sistemlerin geliştirilmesi konusunda ciddi deneyime sahip. Bunun yanında nükleer silahlara sahip olması ülkenin stratejik ağırlığını artırıyor. Fakat bu durum Bedir ortaklarına otomatik olarak bir nükleer güvenlik garantisi sağlandığı anlamına gelmiyor.

İki anlaşmanın ortak noktası ise Türkiye ile Pakistan. Ankara ve İslamabad, bir yandan Suudi Arabistan’la ortak savunma taahhüdü altına girerken diğer yandan Katar ve Endonezya’yla savunma sanayisinde yeni bir iş birliği kuruyor. Böylece farklı ülkelerin katıldığı iki ayrı güvenlik mekanizması ortaya çıkıyor.

BATI’YA ALTERNATİF Mİ OLUŞTURULUYOR?

Asıl tartışılması gereken meselelerden biri burada başlıyor. Türkiye NATO üyesi. Katar ve Suudi Arabistan’ın Amerika Birleşik Devletleri’yle güçlü güvenlik ilişkileri bulunuyor. Pakistan Çin’le yakın savunma iş birliği yürütüyor. Endonezya ise farklı küresel güçlerle ilişkilerini aynı anda sürdürmeye çalışıyor. Dolayısıyla bu ülkeleri bir araya getiren temel unsurun Batı karşıtlığı olduğunu söylemek doğru olmaz. Daha makul açıklama, savunma alanında tek bir tedarikçiye bağımlı kalmak istememeleri.

Bedir Mutabakatı’nın başarılı olması durumunda ülkeler bazı kritik parçaları birlikte geliştirebilir, farklı tesislerde üretim yapabilir ve tedarik zincirlerini çeşitlendirebilir. Ancak buradan bütün Batılı sistemlerin yerini alacak bağımsız bir savunma sanayisi kurulduğu sonucunu çıkarmak için erken. Özellikle savaş uçakları, motorlar ve karmaşık elektronik sistemlerde üçüncü ülkelerden alınan teknolojiler ve ihracat izinleri önemini koruyor

Mekke ve Bedir anlaşmalarını birlikte değerlendirdiğimizde Ankara’nın savunma diplomasisinde daha kapsamlı bir rol üstlenmeye çalıştığı görülüyor.

Türkiye savunma ihtiyaçlarının belirlendiği, ortak projelerin geliştirildiği ve bölgesel güvenlik ilişkilerinin şekillendiği masalarda bulunmayı hedefliyor. Bu yaklaşım ekonomik kazanç sağlayabilir. Ortak araştırma ve üretim projeleri sayesinde teknolojik kapasiteyi geliştirebilir. Fakat siyasi sorumlulukları da artıracaktır. Türkiye’nin giriştiği bu yeni dönemin gerçek sınavı burada başlayacak.

ŞençiftlerGroup n11 Mağazası

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
ŞençiftlerGroup n11 Mağazası