Küresel piyasalarda tahvil faizleri, petrol fiyatları ve dolar endeksindeki hareketlilik yakından takip edilirken, Ekonomist Cüneyt Paksoy piyasalardaki kritik gelişmeleri değerlendirdi.
Paksoy, yüksek tahvil faizlerinin küresel ekonomi üzerindeki baskısına dikkat çekerek, petrol fiyatlarının seyrinin de önümüzdeki dönem açısından belirleyici olacağını söyledi.
ABD’den Avrupa’ya, Avrupa’dan Japonya’ya kadar tahvil faizlerinin oldukça yüksek seviyelerde bulunduğunu belirten Paksoy, bunun son 20-25 yılın en yüksek seviyelerine işaret ettiğini ifade etti. Yüksek faizlerin finansal sistem, reel ekonomi ve kamu borçları üzerinde önemli bir maliyet oluşturduğunu vurgulayan Paksoy, özellikle ABD’de artan borç ve yüksek faiz nedeniyle borcun çevrilme maliyetinin de yükseldiğine dikkat çekti.
Petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin küresel ekonomi açısından önemli bir risk oluşturduğunu belirten Paksoy, 2008 küresel finansal krizi öncesindeki dönemde de petrol fiyatlarının yüksek seviyelere ulaştığını hatırlattı.
Paksoy, “Yeniden bir krize girmemek adına petrolün bir kere düşmesi şart. Çünkü hem enflasyonist baskıları artırıyor hem de küresel ölçekte borçlanma maliyetlerini yükseltiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yüksek petrol fiyatlarının merkez bankalarının faiz politikasını da etkilediğini belirten Paksoy, merkez bankalarının genişlemeci politikalara geçişinin zorlaştığını ve bunun piyasalarda stres oluşturduğunu söyledi.
Dolar endeksinin 102 seviyeleri civarında bulunduğuna dikkat çeken Paksoy, 105-110 bandına doğru olası bir hareketin küresel ölçekte dolarizasyon baskısını artırabileceğini ifade etti.
Euro/dolar paritesinde de kritik seviyelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirten Paksoy, Türkiye açısından eurodaki hareketin özellikle önemli olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin ihracatının önemli bölümünün Avrupa’ya yapıldığını ve gelirlerin ağırlıklı euro, maliyetlerin ise dolar üzerinden oluştuğunu belirten Paksoy, dolar endeksindeki hareketin Türkiye ekonomisi açısından da yakından izlenmesi gerektiğini söyledi.
Altındaki hareketliliğe de değinen Paksoy, değerli metalin mevcut risklere rağmen güçlü görünümünü koruduğuna dikkat çekti.
Paksoy, “Altın düzeltme sürecinde yükselmiyor ama farkındaysan düşmüyor da. Bunu iyi anlamak lazım” dedi.
Yüksek tahvil faizleri ve güçlenen dolara rağmen altının mevcut seviyelerde tutunmasının önemli bir sinyal olduğunu belirten Paksoy, kısa vadede bir miktar daha geri çekilme yaşanabileceğini ancak fiziki taraftaki alım gücü ve talebin altındaki ana trendin yukarı yönlü olduğuna işaret ettiğini söyledi.
Paksoy, küresel tahvil piyasalarında oluşabilecek risklerin de artık altın fiyatlamasının içine dahil olduğunu ve bunun merkez bankalarının altın rezervlerini artırmasının önemli nedenlerinden biri olduğunu ifade etti.
DÜNYA
3 saat önceEKONOMİ
3 saat önceEKONOMİ
3 saat önceEKONOMİ
3 saat önce
1
AFAD duyurdu! Mısır’da 5,3 büyüklüğünde deprem
579 kez okundu
2
Rumların hezeyanı elinde patladı! ‘İsrail bizim için savaşmaz’
440 kez okundu
3
İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi
385 kez okundu
4
Eski kilise 42 yıldır cami olarak hizmet veriyor!
384 kez okundu
5
Erdoğan’la görüşme sabrı taşırdı! CHP’den Mansur Yavaş’a ültimatom: Artık kararını ver
373 kez okundu
6
5 gollü nefes kesen finalde kupa Dortmund’un!
357 kez okundu
7
Venezuela’daki depremlerde can kaybı yükseldi
351 kez okundu
8
Kudüs Valiliği: İsrail, yeni bir Yahudi yerleşim birimi kurmayı planlıyor
345 kez okundu
9
Türkiye hangi ülkeye satacak? S-400 iddiası Yunanistan’ı vurdu
325 kez okundu
10
Son dakika: Endonezya’da 6,6 büyüklüğünde şiddetli deprem!
308 kez okundu