“Hukuken yok hükmünde”
“Kıbrıs ile okunmalı”
Tulça ise bu gelişmeyi Kıbrıs civarındaki Rum’ların münhasır bölge ilan ettikleri parsellerdeki enerji çalışmaları ve Yunanistan’a bağlanacak elektirik projesindeki gelişmelerle birlikte okumak gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
“Yunanistan’ın tüm Ege Denizi’ne hakim olma teşebbüsünde olduğu anlaşılmaktadır. Bu tip ilanlar ne sınır değiştirir ne de başka bir şey… İki ülke geçen yıl birbirlerine bilgi vererek mekansal alan ilanı yapmışlardı. Bu sefer anlaşılıyor ki Yunanistan bizim ilanımıza tepki olarak ilan etmiş oluyor. Bizim bu hukuksuzluğu ortaya koymamız lazım. Bence Türkiye’nin yapması gereken, Uluslararası Adalet Divanını zorlamak. Yunanlar Ege’ye selektif bakıyor, sadece kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarıyla ilgili Divan’a müşterek giderim diyor. Türkiye ise bütüncül bakıyor. Bunun için Divan’a gidilemiyor. Bence, Meis adası ve civarı için Divan zorlanmalı. Tabii tek taraflı başvuru sonuç vermiyor, Yunanistan 1976’da ilk krizden sonra denedi. Bu sefer Türkiye Yunanlıları böyle bir yola zorlayabilir ya da beyanını yapabilir. Yunanistan bir takımadaları devleti değildir; hukukta hem kıta ülkesi hem adalar ülkesi olamazsınız. Yunanistan’ın yüzde 83’ü kara devletidir, yüzde 17’si adalardır. Adalardan deniz yetki meselesi ve Türkiye’nin Akdeniz sahilini görmeme meyillerinin Divan’da karşılığı olmaz. Bu içtihadın Kanada ve Fransa arasında da karşılığı var. Bence Türkiye’nin yanıtı Divan’a başvuru olmalıdır.
Deniz canlıları bile mesele
Türkiye, Mavi Vatan’ın her bir parçasını korumaya kararlı. Yakın dönemde deniz yaşamını korumaya odaklanan deniz milli parkları da Yunanistan-Türkiye hattında yeni bir gerilim fitili olmuştu. Başkara bu konuda, Türkiye’nin 6 milli parkında deniz alanlarının da kapsandığını ve 21 farklı alandaki denizlerin de özel çevre koruma bölgesi statüsüyle korunduğunu bildirerek, deniz yaşamını korumayı hedefleyen parklar için “Mavi Vatan olarak özetlenen deniz vizyonumuza katkı sunan önemli girişimlerden biri. Vizyonun içinin doldurulması noktasında güçlü adımlar atılmaya devam ediliyor” ifadelerini kaydetti. Tulça da Ege Denizi’nde alarm veren kirliliğe karşı harekete geçilmesi yönündeki çağrılar olduğunu anımsatarak, parkların siyasi önemi için de “Türkiye’yi Antalya Körfezi’ne hapsetmeye çalışıyorlar. Bence deniz parklarının ilanı, 28 Kasım 2019’daki Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Anlaşması kadar önemli. Bu ilan, Sevilla Haritası planının göbeğine bir demoklesin kılıcı gibi iniyor. Doğu Ege adalarının Yunanistan’da olması, Türkiye’yi Anadolu kıtasına hem güneyden hem batıdan hapsetmemeli” değerlendirmesini yaptı.
SİYASET
Az önceSİYASET
Az önceSİYASET
Az önceGÜNCEL
Az önce
1
Kocaeli’de denizde ölü bulunan 3 kardeş toprağa verildi! Yeni detaylar ortaya çıktı
394 kez okundu
2
Bakan Işıkhan açıkladı! Tekstil sektörüne yönelik işbirliği protokolü imzalandı
246 kez okundu
3
390 milyon dolarlık plan! ABD sattı, İran destekli Husiler kullandı: F-5’ler bugün kimin elinde?
243 kez okundu
4
Eyfel Kulesi yakınlarında korkutan keşif! Seine Nehri’nde insan kemikleri bulundu
227 kez okundu
5
Şantiye şehri! İstanbul’da yılda 10 bine yakın bina yıkılıp yeniden yapılıyor
213 kez okundu
6
Atina ‘enerjisini’ boşa harcıyor
191 kez okundu
7
Rus istihbaratı iddiası! Slovenya Cumhurbaşkanı’nın geçirdiği trafik kazasının görüntüleri ortaya çıktı
187 kez okundu
8
Ahlat’ta başladı yeni mesaj geliyor
175 kez okundu
9
Moskova el yükseltiyor
147 kez okundu
10
Son dakika… Alihan Kuriş suç örgütü soruşturmasında 5 şirkete el koyma kararı verildi
120 kez okundu