DOLAR 49,34050,18%
EURO 55,40240,02%
ALTIN 6.654,771,66
BITCOIN 4068043-0.35118%
İstanbul
20°

AÇIK

12:52

ÖĞLEYE KALAN SÜRE

SenciftlerGroup N11 Mağazası - Güvenli Alışveriş
İflas

İflas

ABONE OL
9 Ekim 2026 09:46
İflas
0

BEĞENDİM

ABONE OL

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İzmir Büyükşehir Belediyesi önündeki görüntüleri izlemişsinizdir. Cemil Tugay’ı protesto etmek için toplanan kalabalığın tepkisi bir anda Özgür Özel’e ve ekibine dönüyor. Vatandaş, kürsülerde esip gürleyen, halkı sokağa çağıran siyasetçileri yanında göremeyince isyan ediyor.

Haksız sayılmazlar çünkü sistematik olarak aldatıldılar.

Özgür Özel siyaseti, seçmenini meydanlarda sokaklarda toplanarak, yüksek sesle sloganlar atarak, polisle kavga ederek zafer kazanılacağına inandırdı. En çok bu yöntem denendi ve zafer bir yana, her geçen gün yeni bir hüsran, yeni bir hayal kırıklığı getirdi.

Evet, meydanlar ve sokaklar da siyasetin aracıdır. Ama siyasetin kendisi değildir.

Özgür Bey ve ekibi burada yanıldı ve halkı da yanılttı.

Demokratik sistem içinde zafer kazanmak için en önce siyaset üretmek sonra da ince bir strateji kurmak gerekir.

Özgür Özel, genel seçimi kaybetmiş olsa da muhalefetin merkezinde duran bir CHP teslim almıştı.  Kılıçdaroğlu’nun en büyük “başarısı” birbiri ile ilgisiz aktörleri Ak Parti’ye karşı aynı masada buluşturmasıydı. Muhalif seçmende oluşan ortak hareket etme eğilimi yerel seçime taşındı. Bir de üstüne ekonomik hoşnutsuzluk yüzünden sandığa gitmeyen Ak Parti seçmeni eklenince Özgür Özel CHP’si kendisinin de hiç beklemediği bir zafer kazandı.

Özel Özel ve ekibi -ve tabi arka planda hepsini yönlendiren İmamoğlu-, Dünyayı ve Türkiye’yi o kadar yanlış okumuşlardı ki kısa süre içinde hükümetin devrileceğini ve iktidara geleceklerini düşünüyorlardı. Zafer sarhoşluğu denilen şey bu olsa gerek…

Ellerine geçen tüm belediyeleri genel seçim hedeflerine göre koordine edip hizmete odaklansalardı bambaşka bir öykü yazabilirlerdi. Bunu yapmadılar, bunun yerine “siyasetin finansmanına” baktılar, belediyelerin akçalı işlerine ya göz yumdular ya da ortak oldular. Sonra yolsuzluk operasyonları başlayınca da ne yapacaklarını şaşırdılar.

Özgür Bey, İBB soruşturması ile başlayan olaylardan liderleşerek çıkabilirdi. Ancak süreci o kadar kötü yönetti ki “İmamoğlu’nun memuru” algısı iyice üzerine yapıştı. Sonunda bizzat kendi parti yöneticilerinin açtığı davalarla başkanlık koltuğunu kaybetti.

İnsan üst üste hatalar yapınca gerçeklik algısı tamamen kırılabilir. Atılan her yeni adım bir önceki hatalar silsilesi üzerine geldiği için doğruyu bulmak iyice güçleşebilir.

Özel örneğinde de bu oldu. Butlan kararından sonra da aynı keskin tarzda ısrar etti ve parti bölündü.

Parti bölünmekle kalsa neyse, “zaferin mimarı” sayılan belediye başkanlarının her biri bir yere gitti.

Özetle, Özgür Özel’in siyaset tarzı iflas etti. Özgür Bey, CHP’yi iktidara taşıyan başkan olmanın hayalini kuruyordu, CHP’yi bölen, muhalefeti krize sürükleyen kişi oldu.

Bugün muhalif seçmende hala Kılıçdaroğlu öfkesi çok baskın. Ancak toz duman dağıldığında felaketin asıl sorumlusunun kimler olduğunu daha açık görecekler.

ŞençiftlerGroup n11 Mağazası

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
ŞençiftlerGroup n11 Mağazası