Tarih boyunca birçok medeniyetin iz bıraktığı kent, bugün hem kültür hem de doğa turizmi açısından ziyaretçilerine zengin bir deneyim sunuyor.
MÖ 4000’li yıllardan itibaren yerleşim yeri olarak kullanılan şehir; Hurri, Urartu, Pers, Roma, Selçuklu, Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Osmanlı uygarlıklarının izlerini taşıyor.
Adını Oğuzların 24 boyundan biri olan Iğdır Boyu’nun beyi Iğdır Bey’den aldığı kabul edilen şehir, “iyi, büyük, ulu, yiğit ve bahadır” anlamlarını taşıyan ismiyle de dikkat çekiyor. Özellikle tarihi ticaret yolları üzerinde stratejik bir konuma sahip olan şehir, günümüzde Türkiye’nin Azerbaycan’ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti, İran ve Ermenistan’a komşu tek ili olma özelliğini sürdürüyor.
Doğu Anadolu’nun sert ikliminden ayrışan mikroklima yapısı sayesinde verimli tarım arazilerine sahip olan şehir, dünyaca ünlü Şalak kayısısı başta olmak üzere zengin meyve üretimiyle öne çıkıyor. Ağrı Dağı manzarası, biyolojik çeşitliliği ve doğal güzellikleri ise Iğdır’ı dört mevsim cazip bir seyahat rotası haline getiriyor.
Şehrin öne çıkan duraklarından biri olan Iğdır Anıt Müzesi ve Soykırım Anıtı, yaklaşık 43,5 metrelik yüksekliğiyle Türkiye’nin en yüksek anıtları arasında yer alıyor.
Özellikle müze bölümüyle birlikte ziyaretçilere bölgenin yakın tarihine ilişkin önemli bilgiler sunan kompleks, şehir merkezindeki en dikkat çekici ziyaret noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
Iğdır’ın en dikkat çeken turistik cazibe merkezlerinden biri olan Gökkuşağı Tepeleri, dört mevsim ziyaretçilerine büyüleyici manzaralar sunar.
Tuzluca ilçesinde yer alan bu eşsiz doğal oluşum, renkli manzaralarıyla doğaseverleri cezbediyor. Yeşil, kahverengi, sarı ve boz tonlarındaki büyüleyici renk geçişleri, ziyaretçilerine güzel manzaralar sunmakta.
Tarihi İpek Yolu üzerinde yer alan Ejder Kervansarayı da Selçuklu döneminden günümüze ulaşan önemli yapılardan biri.
Tuzluca yakınlarında bulunan kervansaray, dikdörtgen planı, kapalı avlu sistemi, kulelerle güçlendirilmiş dış duvarları ve taş işçiliğiyle dönemin mimari anlayışını gözler önüne seriyor.
Iğdır’ın doğal zenginlikleri arasında yer alan Tuzluca Tuz Mağaraları ise yaklaşık 55 milyon yıllık kaya tuzu oluşumlarıyla dikkat çekiyor.
Türkiye’nin en büyük kaya tuzu rezervlerinden birine sahip mağaralar, geçmişte tuz üretimi için kullanılırken günümüzde sabit sıcaklığı ve düşük nem oranı sayesinde sağlık ve turizm amaçlı ziyaret ediliyor.
Özellikle yaz aylarında hem serinlemek isteyen hem de şifa arayan yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağında yer alıyor. Doğal güzellikleriyle dikkat çeken ve Tuz Terapi Merkezi olarak hizmet veren mağaranın özellikle solunum yolu rahatsızlığı olanlara iyi geldiği belirtiliyor.
9 adet terapi odası bulunan mağarada, özellikle astım, bronşit ve KOAH gibi solunum yolu hastalıklarına iyi geldiği bilinen doğal tedavi yöntemiyle ön plana çıkıyor.
Şehir merkezine yaklaşık 8-10 kilometre uzaklıktaki İrem Bağları, Ağrı Dağı manzarası eşliğinde üzüm bağları ve meyve bahçeleriyle ziyaretçilerine huzurlu bir atmosfer sunuyor.
İlkbaharda çiçek açan bahçeleri, yaz aylarında yeşile bürünen bağları ve gün batımı manzarasıyla özellikle fotoğraf tutkunlarının uğrak noktaları arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en yüksek noktası olan 5 bin 137 metre rakımlı Ağrı Dağı’nın doğu ve güney eteklerinin önemli bölümü Iğdır sınırlarında bulunmakta. Özellikle dört mevsim karla kaplı zirvesi, zengin bitki örtüsü ve yaban hayatıyla dağcılık, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılık için önemli bir destinasyon. Ayrıca Nuh’un Gemisi efsanesiyle ilişkilendirilmesi nedeniyle inanç turizmi açısından da ilgi görüyor.
Iğdır, zengin mutfağıyla da ziyaretçilerine farklı tatlar sunmakta. Bilhassa, maşrapada pişirilen Bozbaş, et suyunda hazırlanan Taş köfte, yoğurt ve yöresel otlarla yapılan Katık aşı, zerdeçalın karakteristik lezzet kattığı Lepeli ekşili pilav kentin öne çıkan yemekleri arasında yer alır.
Patlıcan Reçeli ise Iğdır mutfağının en sıra dışı lezzetlerinden biri olarak dikkat çekerken, bölgede yetişen özel güllerden hazırlanan gül reçeli de aromatik tadıyla damaklarda eşsiz bir tat bırakıyor.
Ayrıca dünyaca ünlü Şalak kayısısı, aroması ve tatlı çekirdeğiyle bölgenin simgesi haline gelirken, sarıkök (zerdeçal) ise birçok yöresel yemeğin vazgeçilmez baharatı olarak sofralarda yerini alıyor.
Kepleme; Iğdır’ın geleneksel lezzetlerinden biri olup, doğal baharatların ve nabat şekerinin özenle öğütülerek harmanlanmasıyla hazırlanıyor.
Yüzyıllardır kullanılan bu özel karışım, doğal içeriği, aroması ve geleneksel tarifiyle sofralara lezzet ve şifa taşıyor.
İçindekiler; Nabat (şeker pancarı özsuyunun kimyasal işlem görmeden kristalize edilmesiyle elde edilen doğal şeker) , tarçın, muskat, zencefil, karanfil, havlucan ve kakule.
Keplemenin faydaları:
Tarih, doğa, kültür ve gastronomiyi aynı rotada buluşturan Iğdır, Ağrı Dağı’nın eşsiz silueti eşliğinde ziyaretçilerine Doğu Anadolu’nun en özgün seyahat deneyimlerinden birini sunuyor. Binlerce yıllık geçmişi, zengin kültürel mirası ve doğal güzellikleriyle Iğdır, keşfedilmeyi bekleyen önemli turizm merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
SON DAKİKA
Az önceFLAŞ
Az önceSPOR
Az önceSPOR
Az önce
1
Son dakika…İspanya’dan çarpıcı iddia: Dolar yerine Yuan kullanılabilir
1719 kez okundu
2
AFAD duyurdu! Mısır’da 5,3 büyüklüğünde deprem
571 kez okundu
3
Rumların hezeyanı elinde patladı! ‘İsrail bizim için savaşmaz’
429 kez okundu
4
Eski kilise 42 yıldır cami olarak hizmet veriyor!
362 kez okundu
5
Senaristten üzen haber: Final yapıyor! Kimse beklemiyordu
353 kez okundu
6
5 gollü nefes kesen finalde kupa Dortmund’un!
348 kez okundu
7
Venezuela’daki depremlerde can kaybı yükseldi
340 kez okundu
8
Kudüs Valiliği: İsrail, yeni bir Yahudi yerleşim birimi kurmayı planlıyor
336 kez okundu
9
Türkiye hangi ülkeye satacak? S-400 iddiası Yunanistan’ı vurdu
314 kez okundu
10
Bir belediye daha Yeni Parti’ye geçiyor!
278 kez okundu