DOLAR 49,15330,07%
EURO 55,0820-0,42%
ALTIN 6.565,460,35
BITCOIN 42379541.57048%
İstanbul
18°

PARÇALI BULUTLU

12:53

ÖĞLEYE KALAN SÜRE

SenciftlerGroup N11 Mağazası - Güvenli Alışveriş
İP’lidir ne yapsa yeridir!

İP’lidir ne yapsa yeridir!

ABONE OL
5 Ekim 2026 09:45
İP’lidir ne yapsa yeridir!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KÖŞE YAZISI İÇİN TIKLAYINIZ…

Lütfü Türkan!..

1959 yılında, Üsküp’ten göç eden bir ailenin çocuğu olarak İstanbul’da dünyaya geldi.

Ailesinin şirketi “ham yağ” ve “nakliyecilikle” uğraşırken, kendisi o dönem Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Şakir Süter’e bol bol “argo sözler” ve “bel altı” hikâyeler gönderiyordu.

Rumeli Eğitim Vakfı Başkanı olduktan sonra artık gazetelerde, edep yoksunu hikâyeleri yerine kendi görüşleri yer almaya başlamıştı.

Şubat 2005’te, “Sabıkalılar ordusu” başlıklı bir yazı yazan Hadi Özışık’ı arayarak, “Dilovası’ndaki fabrikam sabıkalı dolu. En az 15-20 tane sabıkası olan elemanım var” şeklindeki sözleri ise o gün için tam manasıyla anlaşılmamıştı.

Küçük kardeşi Mücahit, Mehmet Ağar döneminde DYP İstanbul İl Başkanlığı’na atanırken..

Lütfü de Ali Müfit Gürtuna’yı DYP’ye transfer etmek için o dönem aracılığa soyunmuştu.

Akabinde, CHP eski milletvekili Barış Yarkadaş’ın kurduğu “gercekgundem” isimli sitede köşe yazıları yazmaya başladı.

19 Kasım 2006’da gerçekleşen MHP’nin 8. Olağan Büyük Kongresi’nde ise MYK’ya girerek partinin etkili isimlerinden biri oldu…

MHP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi sıfatıyla gittiği Moskova’da, Novodeviçi Mezarlığı’nda bulunan komünist Nazım Hikmet’in mezarını ziyaret etti.

Moskova’dan gönderdiği yeni yıl mesajında ise;

“Yıllarca ‘Komünistler Moskova’ya diye bağırdık. Onları gönderemedik ama ‘yeşil komünistler’ işbaşına gelince biz buraya geldik” diyerek,  AK Parti’yi kuran kadroları tıpkı 28 Şubat’ın vesayetçileri gibi “yeşil komünizmle” itham etti.

Yine MHP’de olduğu dönemde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi’nde konferans tertip ettikleri için saldırıya uğrayarak yaralanan ülkücü öğrenciler dururken…

ODTÜ’deki bölücü olaylarda yaralanan ve hastanede “Erdoğan’ı sevmek zorunda değiliz” diyen Barış Barışık adlı marjinal sol görüşlü öğrenciye “geçmiş olsun” ziyaretinde bulundu…

Bir vatandaşın evine yaptığı ziyarette sokakta giydiği kirli ayakkabılarını çıkarmayan…

Milletvekili olduktan sonra maaşını valilik tarafından belirlenecek ve Kocaeli Üniversitesi’nde Tıp, Hukuk, İktisadi ve İdari Bilimler Fakülteleri’nde öğrenim gören 50 öğrenciye her ay burs olarak dağıtacağını söyleyerek şov yaptığı halde…

Devletin Ziraat Bankasından aldığı 36 milyon dolarlık krediyi geri ödemeyen…

TOKİ arazisi üzerinde “kaçak çiftlik” kuran…

Kurduğu kaçak çiftliğini görüntüleyen İHA muhabirini ise “sabıkalılar ordusu” diye nitelediği kendi personeline linç ettiren..

Kızı Dilara’ya, İtalyan devi Valentino Garavani’den aldığı pahalı ayakkabıları giydiren…

Ultra lüks villasında düzenlenen “trans dansözlü” Noel kutlamaları karşısında dut yemiş bülbüle dönen…

Mustafa Kemal’in Selanik’te bulunan evinde gerçekleştirilen restorasyona tepki gösterip, “Evin orijinal hali gitti, yerine ucube bir şey çıktı” diye üzülecek kadar “Atatürkçü” takıldığı halde…

Atatürk tarafından 1936 yılında kapatılan ve şimdilerde “Saint Michel Özel Okulu” olarak bilinen papaz okulunda, oğlunu okutan…

FETÖ’nün 17-25 Aralık emniyet-yargı darbesini sevinçle karşılayıp, “Hocaefendi’nin bedduası tutmaya başladı” diye sayıklayan…

“Hidayet Karaca Terör Örgütü üyesiyse bu örgütün üyesi de benim” diyen…

Terörist FETÖ’cüler, Bank Asya’nın batışını engelleyebilmek için “Bank Asya için evimi satıyorum”, “Bank Asya için arabamı satıyorum” ilanları verirken. Kendisi de Bank Asya’nın kurtarılması için vatandaşlardan miktarına bakmadan bankada mevduat hesabı açmasını isteyen…

Türkiye’nin ilk sivil kalkışması olan Gezi olayları sırasında, saat 12.00’de Gezi Parkı’na gidip “dokuz fidan dikeceğini” duyuran…

AK Parti’yi makarna ve kömür dağıtmakla suçlarken, kendisi ‘yağ’ dağıtan…

Mısır’ın şehid Cumhurbaşkanı merhum Muhammed Mursi için “diktatör”, Müslüman Kardeşler için “terör örgütü” ifadelerini kullanan…

TBMM Genel Kurulu’nda rahatsızlandığında, HDP’li Sırrı Sakık ile doktor olan İdris Baluken’in kendisine müdahale etmesinin “insani bir davranış olduğunun” altını çizerek, sevindirik olan… 

PKK’nın siyasi uzantılarında sözde siyaset yapan ve Paris’te öldürülen terörist Sakine Cansız’ı 25 yıldır tanıdığını belirterek, “Bize direnmeyi o öğretti” diyen Leyla Zana ile TBMM kulislerinde 1.5 saat süren sürpriz görüşmeler” gerçekleştiren…

Sıra, PKK’lıların düzenlediği bombalı saldırıda şehit edilen Mardin Derik Kaymakamı Muhammed Fatih Safitürk’ün babası Asım Safitürk’ün cübbesine geldiğinde, iğrenç sözler sarf eden…

Meclis kürsüsündeyken kendisine, “parmağını sallama” tepkisini gösteren AK Parti sıralarına, “Başka şey de sallarım gelirsem oraya” diyerek, iğrenç imalarla karşılık veren…

Sosyal paylaşım sitesi Twitter’da “Hatunların çoğu, bekaretleri tüm 100 liraymış gibi davranıyor. Uzun süre bozdurmamak için direnip bozulunca da düşünmeden harcıyor” diyerek, kadınların namusuna dil uzatan…

Tüm bu rezillikleri ortadayken, hiç utanmadan “Ben küfür bilmem, sadece bin misli derim o kadar” diyen, ardından da sırf kendisini eleştirdiği için bir şehidin ağabeyine “senin bacını s….m” şeklinde galiz küfürler savuran…

Yakın dönemde ise…

Yüzde 11’i kendisine, yüzde 89’luk kısmı ise İBB’ye ait olan arazinin tamamını yetkisi olmadığı halde işadamı Korkmaz Yiğit’e 4 milyon 500 bin dolarlık bir bedel karşılığında satarak büyük bir usulsüzlüğe imza attığı iddia edilen…

Parayı geri ödemesi için yapılan sözlü çağrıları ise cevapsız bırakarak, Yiğit’in telefonlarını engelleyen…

Bu nedenle, “Dolandırıcılık”, “Zimmet” ve “Görevi kötüye kullanma” suçlarından cezalandırılması talep edilen İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın dün yeni bir skandalı patlak verdi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca, İstanbul’daki çeşitli adliyelerde görülmekte olan bazı dava ve soruşturmalara ilişkin örgütlü şekilde hareket edildiğine dair yürütülen soruşturmada;

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın taraf olduğu ve İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen bir davanın, suç örgütü lideri olduğu değerlendirilen M.Ş. ile hâlen yurt dışında firari bulunan Y.A. aracılığıyla “Lütfü Türkkan lehine sonuçlandırıldığı….”

Bu süreçte davaya bakan ve daha sonra tutuklanan hâkim B.K.’ye ise maddi menfaat temin edildiği…

Yani “rüşvet verildiğine” dair deliller ve para balyalarının olduğu görüntüler ortaya çıktı..

Daha da ilginç olanı ise hiç kimse bu “rüşvet karşılığı hâkim kiralama” skandalına şaşırmadı.

Çünkü cemaziyülevvelini yukarıda uzun uzadıya sıraladığım ve “Ziraat Bankası’nın 36 milyon dolarına çökmekten”, “Korkmaz Yiğit’i dolandırmaya” kadar hakkında pek çok iddia ortaya atılan İP’li Lütfü Türkkan’ın geçmişi zaten buna müsait.

O yüzden bu tür haberler sadece bir gün konuşulup, unutuluyor.

Mesela 5 yıldır hiç kimse Ziraat Bankası’nın batık 36 milyon dolarlık kredisinin akıbetinin ne olduğunu Lütfü Türkkan’a sormuyor.

Dahası…

Kadrosunda yer aldığı İYİ Parti’nin Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun geçmişi de pek parlak değil.

Onun ismi de geçmişte, İzmir’deki bazı demir-çelik fabrikalarına çökülmesi sürecinde gündeme gelmişti.

Ne medya ne de yargı, üzeri kapatılan o iddiaları yeniden gündeme getirme gereği duymuyor.

Yarın Dervişoğlu’nun ve Türkkan’ın ismi yeni bir skandala karışsa, yine hiç kimse oralı olmayacaktır.

Hakeza!

Her gün yenisi eklenen CHP’li belediyelere yönelik operasyonlar da artık kimseyi şaşırtmıyor.

Çünkü halkımız bu ve benzeri zihniyetlerin ne olduğunu çok biliyor.

Fakat konu AK Parti olduğunda, durum değişiyor.

Bu aziz millet, Recep Tayyip Erdoğan’ın yol ve dava arkadaşlarına hiçbir akçeli iddiayı yakıştırmıyor.

Dolayısıyla, kendi nefsine söz geçiremeyenler lütfen ya daha dikkatli olsun ya da Reis’in etrafından uzaklaşsın…

ŞençiftlerGroup n11 Mağazası

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
ŞençiftlerGroup n11 Mağazası