İsrail Dışişleri Bakanlığı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adaya barış ve huzur getirdiği Kıbrıs Barış Harekatı’nın yıl dönümünde provokatif bir açıklamaya imza attı. Bölgede aylardır gerilimi tırmandıran Tel Aviv yönetimi, yayımladığı resmi mesajda haddini aşarak Türkiye’nin garantörlük haklarını ve Kuzey Kıbrıs Trk Cumhuriyeti’nin (KKTC) meşru varlığını hedef aldı.
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) sözde egemenliğine arka çıkan İsrail Dışişleri Bakanlığı, diplomatik teamülleri hiçe sayan skandal açıklamasında niyetini şu sözlerle açıkça ortaya koydu:
‘İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğini bir kez daha teyit etmekte ve Kıbrıs ile dayanışma içinde olduğunu vurgulamaktadır.’
Bilindiği üzere Türkiye, 1974 yılında Kıbrıs Türklerine yönelik Rum katliamlarını durdurmak ve adaya barış getirmek amacıyla uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Barış Harekatı’nı düzenlemişti. İsrail’in, Gazze’deki eylemleri nedeniyle uluslararası toplum tarafından köşeye sıkıştırıldığı bir dönemde, Türkiye’nin barışçıl vizyonuna saldırması ve Rum kesimine sığınması, diplomatik çevrelerde ‘kendi suçlarından dikkat dağıtma çabası’ olarak yorumlanıyor. Ankara’nın ise adadaki iki devletli çözüm politikasından ve KKTC’nin haklarını savunmaktan taviz vermeyeceği biliniyor.
Bazı sosyal medya hesaplarında yer alan, “Türkiye’nin Kıbrıs’ta işgalci olduğu ve Ada’daki askeri varlığının gayrimeşru olduğu” yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu vurgulayan İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye, 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nı, Ada’daki Türk varlığını tamamen ortadan kaldırmayı amaçlayan girişimlere ve sistematik katliamlara son vermek amacıyla gerçekleştirmiştir. Bu müdahale, 1960 Garanti Antlaşması’ndan doğan uluslararası hak ve yükümlülükler çerçevesinde meşru bir zeminde yapılmıştır. Harekat sayesinde Ada’nın tamamında barış tesis edilmiş, ayrıca “Enosis” emelleri akim kalan Yunanistan’daki cuntanın devrilmesinin önü açılarak; Yunanistan’a yeniden demokrasinin gelmesi sağlanmıştır.
Türk askerinin Ada’daki varlığı bir “işgal” değil; Kıbrıs Türk halkının can güvenliğinin, egemenliğinin ve 1974’ten bu yana Ada’da hakim olan huzur ortamının yegane teminatıdır.
Uluslararası hukuku, insan haklarını ve sınırları hiçe sayarak işgal ve ilhak politikası yürüten odakların, Türkiye’nin barışçıl ve hukuki hamlelerini hedef alan dezenformasyon faaliyetleri, suçluluk psikolojisiyle yürütülen bir algı operasyonundan ibarettir. Kamuoyunun bu tarz içeriklere itibar etmemesi önemle rica olunur.”
SİYASET
8 saat önceSİYASET
8 saat önceSİYASET
8 saat önceSON DAKİKA
8 saat önce
1
Son dakika…İspanya’dan çarpıcı iddia: Dolar yerine Yuan kullanılabilir
1718 kez okundu
2
AFAD duyurdu! Mısır’da 5,3 büyüklüğünde deprem
570 kez okundu
3
Rumların hezeyanı elinde patladı! ‘İsrail bizim için savaşmaz’
428 kez okundu
4
Senaristten üzen haber: Final yapıyor! Kimse beklemiyordu
352 kez okundu
5
5 gollü nefes kesen finalde kupa Dortmund’un!
346 kez okundu
6
Venezuela’daki depremlerde can kaybı yükseldi
339 kez okundu
7
Kudüs Valiliği: İsrail, yeni bir Yahudi yerleşim birimi kurmayı planlıyor
334 kez okundu
8
Türkiye hangi ülkeye satacak? S-400 iddiası Yunanistan’ı vurdu
313 kez okundu
9
Bir belediye daha Yeni Parti’ye geçiyor!
277 kez okundu
10
Başbakan Zeydi’den özel talimat! Dev projede yeni gelişme
273 kez okundu