İsrail ordusunun Suriye’nin güneyindeki işgal harekâtı ve sivil halka yönelik baskıları artarak devam ediyor. Kuneytra şehrine dayanan ve kent kırsalında sivil vatandaşları kaçırıp alıkoyan işgal güçlerinin hedefi olan mağdurlar ile çocukları kaçırılan aileler, bölgede yaşanan dehşeti ve katliam hazırlığını anlattı.
Kuneytra kırsalındaki Hamidiye Çiftliği’ndeki evi basılan ve 65 gün boyunca Negev Sahra Hapishanesi’nde tutulan 43 yaşındaki Muhammed Mahmud Seyid ile 28 yaşındaki kardeşi Ali Seyid, yaşadıkları süreci bir “kabus” olarak tanımladı.
Bölgedeki durumun Batı Şeria’yı aratmadığını vurgulayan Seyid, şu ifadeleri kullandı:
“Yüzlerce ev ve araziyi yaktılar. Şu ana dek 250 vatandaşımız kaçırıldı. En az 22 kilometre Suriye içlerine girdiler ve topraklarımıza yönelik 1300’e yakın saldırı gerçekleştirdiler.”
Kuneytralı Hasan Sadettin Ahmed ise, 2024 yılında devrimin hemen ertesinde 16 yaşındaki oğlu Saddam Hasan Ahmed’in inek güderken İsrail askerlerince kaçırıldığını ve o günden bu yana haber alamadığını ifade etti. Gazze’de görev yapan askeri birliklerin Golan’a kaydırıldığını vurgulayan Ahmed, 3 bin civarında Siyonist yerleşimcinin Golan’a getirildiğini, Şam-Dera-Kuneytra kırsalındaki köylere yerleştirilmek üzere bekletildiğini söyledi.
Bölgede şu ana kadar 40 şehit verdiklerini kaydeden Ahmed, İsrail’in Kuneytra-Dera-Şam üçgeninde büyük bir saldırı hazırlığında olduğunu belirterek; Ecref, Hamidiye, El Hanut, Cebata el-Haşab, El Hamriyye, Cemle, Abidin, Ebu Madara, Rezzaniye Çiftliği, Ternace, Batna, Ummul Azam ve Hader gibi onlarca köye girildiğini, 70’ten fazla köy ve mezrada hayatın felç edildiğini aktardı.
Saldırılara paralel olarak bölgedeki askeri hareketliliğin olağanüstü arttığı, İsrail’in Suriye topraklarını bölmek adına adımlar attığı kaydedildi. Şeyh Cebel’den Suveyda’ya kadar 100 kilometre uzunluğunda “Hat el Asfar” adıyla bir koridor açılmasının hedeflendiği belirtildi. Bu hat üzerinde 4 metre genişliğindeki Sofa 53 Yolu boyunca Kuneytra tarafına 5 metre derinliğinde hendekler kazıldığı ve bu çukurların fiili olarak yeni İsrail sınırı yapılmak istendiği aktarıldı.
Hamidiye Çiftliği’ndeki evinden 3 ay önce zorla alıkonan Muhammed Mahmud Seyid, İsrail askerlerinin kardeşi ve kendisini Negev Sahra Hapishanesi’ne götürdüğünü belirtti. Mahmud Seyid, “Bu 65 günlük dönemde sayısız kez insanlık dışı muameleye maruz kaldık. Orada Gazze ve Batı Şeria’dan getirilen başka tutuklular da vardı. Beni ve kardeşimi Hizbullah’a destek vermek ve İsrail aleyhine faaliyet yürütmekle suçladılar. Evimi yağmalayıp tarlalarıma büyük zarar verdiler. Oraya vardığımız andan itibaren ise üzerimize köpek salmak dahil her tür fizikî, psikolojik işkence metotlarını üzerimizde uyguladılar. Suriyeli ve Müslüman olduğumuz için sürekli aşağılandık. Buraya getirdikleri askerler dağlara kurduğu keskin nişancı sistemleri ve tank, SİHA mermileriyle hemen her gün sivillere ateş ediyor. Sofa 53 Yolu boyunca kazdıkları hendek yeni İsrail sınırları oldu. Amaçları Şeyh Cebel’den Suveyda’ya 100 kilometre uzunluğunda bir hat açmak. Koridora da ‘Hat el Asfar’ ismini verdiler. Kardeşimle birlikte bize 65 gün kâbus yaşattılar. Şimdi tekrar köyümüze döndük. Hiçbir biçimde köyümüzü, topraklarımızı terk etmeyi düşünmüyoruz” dedi.
Eşini Esad’ın Sednaya Hapishanesi’nde kaybeden ve Kuneytra’ya bağlı El Haşab’da yaşayan Ümmü Muhammed, 14 yaşındaki ikiz çocukları Muhammed ve Hasan’ın gece yarısı baskınıyla yataklarından alınıp kaçırıldığını dile getirdi. Bölgede kendisi gibi 49 acılı annenin bulunduğunu vurgulayan Ümmü Muhammed şöyle konuştu:
“14 yaşındaki ikizlerim Muhammed ve Hasan dedelerinin yanında arazi işleriyle ilgilenirken gece yarısı baskınında yataklarından alınıp götürüldü. Hatta 12 yaşında engelli oğlumu da aldılar ama canım pahasına engel oldum. Evim tam Cebel İsrail’e (İsrail sınırı) karşı konumda. Hemen her gün saatlerce o sınıra bakıp çocuklarımın geleceği anı hayal ediyorum. Benimle birlikte 3 yaşındaki en küçük oğlum Kasım da sürekli abisine olan özlemini dile getiriyor. Bize çok acımasız davrandılar. Evi mahvettiler. Hatta yakmaya çalıştılar. Şimdi Filistin’deki Müslümanların hâlini çok daha iyi anlıyorum. Defalarca Şam’a gittim yalvardım. BM temsilcileriyle görüştük. Kimse bir şey yapamıyor. Ben çocuklarımı istiyorum. Burada benim gibi 49 acılı anne var. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizim için büyük fedakârlıklar yaptı. Biz biliyoruz ki şayet imkân olsa Erdoğan bu çocukları kurtarırdı. Gerçek anlamda çaresiz durumdayız. O çocuklara ne yapıyorlar bilmiyoruz. Şu an sadece elimizden dua etmek geliyor. Ancak bu zulüm bir gün mutlaka bitecek ümidiyle yaşıyoruz.”
SİYASET
6 saat önceGÜNCEL
6 saat önceGÜNCEL
6 saat önceGÜNCEL
6 saat önceSPOR
17 gün önce
1
Ticaret Bakanlığı Basın Müşaviri Kaplan’dan Murat Ağırel’in iddialarına yalanlama
582 kez okundu
2
Paşinyan Türkiye sınırını işaret etti! Ermenistan’da Türkiye heyecanı
562 kez okundu
3
Türk savunma sanayisinde yeni dönem! Artık zorunlu hale getirildi
499 kez okundu
4
Rumların hezeyanı elinde patladı! ‘İsrail bizim için savaşmaz’
447 kez okundu
5
Eski kilise 42 yıldır cami olarak hizmet veriyor!
393 kez okundu
6
İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi
392 kez okundu
7
Erdoğan’la görüşme sabrı taşırdı! CHP’den Mansur Yavaş’a ültimatom: Artık kararını ver
383 kez okundu
8
Türkiye hangi ülkeye satacak? S-400 iddiası Yunanistan’ı vurdu
332 kez okundu
9
Son dakika: Endonezya’da 6,6 büyüklüğünde şiddetli deprem!
315 kez okundu
10
İstanbul Anadolu 91. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimliği
286 kez okundu