MHP Lideri Devlet Bahçeli,Türkgün Gazetesi’ne verdiği röportajda Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına yön verecek en önemli gücün gençler olduğunu belirterek, “Türk ve Türkiye Yüzyılı, onlarla inşa edilebilir. Türkiye’nin 2053 ve 2071 vizyonu ancak iyi yetişmiş, öz güveni yüksek, milli kimliğinin farkında ve evrensel rekabet gücüne sahip genç kuşaklarla mümkün. Bu nedenle ‘terörsüz Türkiye’, gençlerimize bırakılacak en büyük mirastır” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024 tarihindeki tarihi çağrısıyla başlayan, terör örgütü PKK’nın kendini feshetmesi ve silah bırakma kararı almasıyla devam eden ‘terörsüz Türkiye’ sürecinde tarihi nitelikte bir dönüm noktasına gelindi. Sürecin yasal altyapısını oluşturan yasa TBMM’de rekor bir oyla kabul edilerek, milli birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesinde önemli bir adım atıldı. MHP Lideri Bahçeli, gelinen bu önemli aşamayı MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir’e değerlendirdi.
CHP’DE ‘MUTLAK BUTLAN’ KARARIYLA BAŞLAYAN TARTIŞMALAR
Bölgemizde savaşların, kaos ve kargaşanın hâkim olduğu bir dönemde Türkiye, milli birliğini güçlendirmek ve iç cepheyi kuvvetlendirmek için kritik adımları cesaretle attı. Bu süreçte CHP üzerinden iç siyasette de önemli gelişmeler yaşandı. Türk siyasetine ilke, seviye ve etik gibi değerleri kazandıran bir lider olarak bu gelişmeleri nasıl değerlendirirsiniz?
Türkiye’nin terör meselesini iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir. O sebeple siyaset yoluyla gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz. Bölgemizdeki hadiseleri nazar-ı dikkate aldığımızda Türk siyasetinde bölünmeye değil sağduyuya, çatışmaya değil iş birliği ve diyaloğa, kısır tartışma ve çekişmelere değil milli meseleler üzerinde uzlaşıya ihtiyacımız vardır. CHP’de ‘mutlak butlan’ kararıyla başlayan tartışmaların iç çatışmaya ve ardından ayrışmaya dönüşmesi belirttiğim nedenlerle tasvip ettiğimiz bir durum olmamıştır.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki ayrışma ve bölünme girişimlerine hep temenni ile yaklaşılmasını salık verdik, birlik bozulmasın istedik, yer yer tecrübelerimizi paylaşıp tavsiyelerde bulunduk; ancak gelinen noktada Özgür Bey ve arkadaşları ‘Yeni Parti’yi kurdular. Yargıtay kayıtlarına göre siyasi parti sayısını bir artırarak 190. parti oldular. CHP’nin bölünmesini tasvip etmesek de kendilerine ve partilerine başarılar diledik.
Siyasette ahlaklı, ilkeli ve seviyeli, Türkiye ve Türk milleti için mücadele eden her Türkiye partisini şüphesiz ki kıymetli buluyoruz. Ayrıca CHP’ye siyasi patinaj yaptıran ve Türk kamuoyunu fazlasıyla meşgul eden yolsuzluk ve usulsüzlüklerin, parti içi çatışmanın da son bulmasını ve bu sürecin Türk siyasetinde ihtiyaç duyulan temiz siyasete ve arınmaya katkı sunmasını temenni ediyoruz.
İstikrarlı, köklü siyasi partilerin, Türk demokrasisinin ve siyasetinin kurumlaşmasına, Türkiye’nin gelişmesi ve kalkınmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. Esas mesele; siyasette ilke, seviye ve etik değerlere bağlılık, siyasetin finansmanının, merkezi yahut yerel idarelerdeki yönetme sorumluluğunun şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir bir anlayışla, siyaset alanını genişleten katılımcı, kapsayıcı demokratik bir yaklaşımla şekillendirilmesi, siyasetin milli menfaatleri önceleyen ahlaki bir zeminde yapılması gereğidir.
“GÜÇLÜ SİYASİ KURUMSALLAŞMA YENİ PARTİ’DE HENÜZ TEMİN EDİLEMEDİ”
“Bu noktada şunu da ifade etmekte yarar vardır. ‘Terörsüz Türkiye’ gibi Türkiye’nin en önemli meselesine bakışta bir ilkenin, kararlı bir duruşun, çözüm iradesine yönelik parti kurumsallığında ortak bir iradenin ortaya konulamaması arzu ettiğimiz güçlü siyasi kurumsallaşmanın ‘Yeni Parti’ de henüz temin edilemediğini göstermiştir.”
“SİYASİ PARTİLER VE SEÇİM SİSTEMİNİN DE YENİDEN DÜZENLENMESİ GEREKMEKTEDİR”
Türkiye, 16 Nisan 2017’de gerçekleştirdiği anayasa değişikliği ile en önemli yönetim reformlarından birisine imza atarak Parlamenter Sistem’den, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçmiştir. Önümüzdeki süreçte sistemin ruhuna uygun, siyasi istikrarı ve demokratik gelişimi esas alan bir anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerekmektedir.
‘TERÖRSÜZ TÜRKİYE YENİ KALKINMA PARADİGMAMIZIN ÖNEMLİ BİR KALDIRACIDIR
Terör yüzünden Türkiye’de kalkınma hamleleri akamete uğramıştır. ‘Terörsüz Türkiye’ kapsamında Türkiye’nin kalkınma vizyonunda nasıl bir değişim yaşanacaktır?
1
İsrail’den Lübnan’ın güneyine ateşkese rağmen geniş çaplı saldırı
510 kez okundu
2
Kastamonu’da feci kaza! TIR ile otomobil çarpıştı; karı koca yaşamını yitirdi
493 kez okundu
3
Antalya’da koyda demirli tur teknesi yandı
428 kez okundu
4
Dışişleri’nden İsrail’e tepki! ‘Netanyahu’nun tek amacı barış ve istikrarın tesisine engel olmaktır’
414 kez okundu
5
Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek görevden uzaklaştırıldı
400 kez okundu
6
Hafta sonu planı yapanlar dikkat! Meteoroloji yeni haritayla uyardı
398 kez okundu
7
‘Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü’ soruşturması: Gözaltına alınanlardan 35’i tutuklandı
390 kez okundu
8
Ankara’da fuhuş operasyonu! 12 kişi tutuklandı
377 kez okundu
9
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, ‘Kutuplarda Sıfır Atık’ kitabının tanıtımında konuştu
361 kez okundu
10
İspanya’dan göçmenlere ‘Schengen’ kapısını kapatan açıklama
339 kez okundu