DOLAR 49,57190,08%
EURO 55,73580,28%
ALTIN 6.584,04-0,18
BITCOIN 41054201.12555%
İstanbul
18°

KAPALI

18:13

AKŞAMA KALAN SÜRE

SenciftlerGroup N11 Mağazası - Güvenli Alışveriş
Son dakika… AK Parti Sözcüsü Çelik’ten açıklamalar

Son dakika… AK Parti Sözcüsü Çelik’ten açıklamalar

ABONE OL
20 Ekim 2026 16:36
Son dakika… AK Parti Sözcüsü Çelik’ten açıklamalar
0

BEĞENDİM

ABONE OL

HABER MERKEZİ- İşte AK Parti Sözcüsü Çelik’in açıklamalarından öne çıkan satır başları:Bugün daha önceden de yol arkadaşlığı yaptığımız milletvekilimiz Cemalettin Kani Torun Bey partimize tekrar geldiler, katıldılar. Kendisine evinize hoş geldiniz diyoruz. Cemalettin Kani Torun Bey’in Afrika’da biliyorsunuz çok önemli çalışmaları oldu. Çok değerli bir arkadaşımız. Oradaki çalışmalara çok güçlü emek verdi. Bundan sonrasında da inşallah partimizde, kendi evinde bu çalışmalarını sürdürmeye devam edecek.

Türkiye ile Libya arasında kritik imza! Deniz yetki alanlarının sınırına dair mutabakat zaptı onaylandı

Tabii partimize hem belediye başkanlarından hem milletvekillerinden çok sayıda katılım talebi var. Bunu partimizin yetkili kurulları titizlikle inceliyor. Önümüzdeki dönemde hem milletvekili seviyesinde hem belediye başkanı hem de belediye meclis üyesi seviyesinde pek çok katılımı hep beraber göreceğiz. Bugün de Bodrum’dan bir meclis üyesi arkadaşımız aramıza katıldı. Bütün bunlar, partimizin, Türkiye’nin geleceği için AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın güvenilir adres olduğunu, hem Türkiye’nin yeni dünyanın ortaya çıkardığı sorunları çözmede hem de geleceğe yürümedeki iradesini AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın temsil ettiğini gösteren yaklaşımlar.

“FON ŞEYTANLARININ ÜZERİNE GİDİYORUZ”

Değerli arkadaşlarım, fon meselesinde Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu iradeyle birlikte çalışmalar hızlı bir şekilde yürüyor. Bütün bu bizim fon dolandırıcıları, fon şeytanları dediğimiz, bu yolsuzlukları yapanların üzerine gidilmesi konusunda yüksek bir iradeyle kararlı ve tavizsiz bir şekilde hareket ediliyor. Tabii ki bu fon şeytanları, fon dolandırıcıları dediğimiz kişilerle meşru yatırımcıyı, buraları meşru bir yatırım aracı olarak kullanan vatandaşlarımızı hassasiyetle birbirinden ayırıyoruz. Türkiye’nin bu konular tartışılırken sermaye piyasalarına zarar verecek, Türk ekonomisine zarar verecek birtakım yaklaşımların, değerlendirmelerin doğru olmadığını ifade ediyoruz. Ama bunun yanı sıra tabii bu fon şeytanlarının, bu fon dolandırıcılarının üzerine gidilmesi konusundaki kararlılığımızı bu mekanizmalarla ifade etmeye devam ediyoruz.

Daha önce de ifade etmiştim. Herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kimseyi mahkûm etmeyiz, ettirmeyiz. Ama herhangi bir siyasi himayeyle de herhangi bir iddianın örtbas edilmesine müsaade etmeyiz. Burada temel mesele bütün gerçeğin açığa çıkması. Bu gerçeğin açığa çıkmasıyla birlikte de gereken sonuçlara ulaşılmasıdır. O yüzden devletin bütün kurumları Cumhurbaşkanımızın talimatıyla görevinin başında. Bu meselenin tam olarak açığa çıkması, bu fon şeytanlarının, fon dolandırıcılarının hem çaldıkları paraların geri alınması hem de cezalandırılması konusunda adliyeden maliyeye, bütün denetim kurullarına kadar herkes görevinin başında. Meşru yatırımcının korunması, mağdur edilenin korunması için de gereken hassasiyet gösteriliyor. Burada kimse kimsenin avukatı ya da savcısı değil. Kimse, herhangi bir siyasi linç kampanyasıyla kendini savcı yerine koyup mahkûm etmesi gibi bir yaklaşım içinde olmamalı. Kimse de herhangi bir iddia varsa birilerinin avukatı olup herhangi bir siyasi himaye içerisine girmemeli şeklindeki ilkemizi ayakta tutuyoruz. Ve bu konuyla sonuna kadar mücadele edecek iradenin Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla tam olarak inşa edildiğini, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığındaki koordinasyon kurulunun da bu görevi yerine getirmek üzere üst üste toplantılar yaptığını ifade ediyoruz.

“ÖDEMELERİN HUKUKİ GÜVENCEYE KAVUŞTURULMASI ÖNEMLİ”

Tabii, Sermaye Piyasası Kurulunca tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarında tasfiye sürecinin adil, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi konusunda hassasiyetimiz var. Ödemelerin hukuki güvenceye kavuşturulması önemli. Bu çerçevede teklif edilen kanun, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Muhtemelen bu hafta görüşülecek. Tabii, bu koordinasyon kurulu tarafından Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen mevcut kanun, bu bahsettiğim yaklaşımları garanti altına alırken bunun yanında daha önce de ifade etmiştik. Bir daha böyle şeylerin tekerrür etmemesi için yapısal tedbirlerin alınması, sistemsel bir vites yükseltilmesi son derece önemli. Bu çerçevede, mevcut kanun teklifinin yanı sıra sermaye piyasalarındaki yapısal sorunların giderilmesini sağlamaya dönük, aynı zamanda düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların güçlendirilmesine, yaptırım ve cezaların caydırıcılığının artırılmasına yönelik, sermaye piyasasında ve Sermaye Piyasası Kanunu’nda kalıcı ve kapsamlı değişiklikleri öngören bir taslak çalışması üzerinde de çalışmalar devam ediyor.

Şimdi, tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonları hakkındaki kanun taslağı çalışmaları çerçevesinde, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen kanun teklifiyle, tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarından bu düzenlemenin yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmış olanların adil, şeffaf ve etkin bir şekilde tasfiyesi amaçlanıyor. Ayrıca bu fonların mal varlığından hukuka aykırı olarak çıkarılan değerlerin geri kazanılması hedefleniyor. Fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili hedefleniyor. Geri kazanılan değerlerin fon payı sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenecek. Yüce Meclis bunu tartışacak. Yüce Meclis’in tartışmasıyla birlikte bu hedeflere ulaşacak şekilde düzenlemenin hayata geçmesi esas olacak.

” FON ŞEYTANLARI İLE MEŞRU YATIRIMCIYI BİRBİRİNDEN AYIRT EDİYORUZ”

Siyasi çerçevesini oluşturan, siyasi iradesini ortaya koyan şey, bütün bu adımları etkili bir şekilde atarken, dediğim gibi, fon şeytanları ve fon dolandırıcıları dediğimiz bu sahtekâr ve tamahkârlarla meşru yatırımcıyı birbirinden ayırt etmek, buradaki sorunla ekonominin bütünü arasındaki ayrımı gözeten yaklaşımlara önem vermektir. Herhangi bir şekilde bunların siyasi linç kampanyasıyla insanların hedef gösterilmesi de doğru değil. Herhangi bir siyasi himayeyle herhangi bir iddianın üzerine gidilmemesi gibi bir yaklaşım da söz konusu olamaz. Hem siyasi linçe karşı olduğumuzu hem de siyasi himayeye karşı olduğumuzu net bir şekilde söylüyoruz. Bunun da yolu, adliyenin ve maliyenin çalışmaları çerçevesinde bütün gerçeğin açığa çıkmasıdır. Bu gerçeğin açığa çıkması üzerinden argümanların geliştirilmesidir. Yoksa siyasi polemik konusu yapmak üzere çeşitli şeyler çarpıtıldığı zaman mesele yanlış yerlere gidebiliyor. Bu sefer gerçekten üzerine gidilmesi gereken meselelerle ilgili enerjiler başka yerlere kaydırılmış oluyor. Ama burada bizim kararlılığımız nettir ve açıktır. Bu fon şeytanlığının, bu fon dolandırıcılığının üzerine sonuna kadar gideceğiz. Kime yakın, kime uzak, kim nerede duruyor, hangi makam sahibi? Bunların hiçbirinin önemi yok. Dediğim gibi, ne siyasi inançla herhangi bir kimseyi mahkûm ettiririz ne de siyasi himayeyle herhangi bir iddiayı örtbas ettiririz. Gerçek sonuna kadar açığa çıkacak ve yanlış yapanlardan bunun hesabı en güçlü şekilde sorulacak.

“TÜRKMEN KARDEŞLERİMİZ TARİHÎ BİR AŞAMAYA GEÇTİ”

Değerli arkadaşlarım, bir diğer konu. Biliyorsunuz, Irak’ın bütünlüğü konusunda Cumhurbaşkanımızın yıllardır verdiği bir mücadele var. Irak’ta çeşitli başbakanlarla çalıştığı başbakanlığı döneminden itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın, oradaki bütün unsurların, Türk, Kürt, Türkmen, Arap ve bütün mezhep unsurlarının bir arada yaşaması, bütünsel bir Irak profilinin ortaya çıkması için neredeyse çok uzun zamana yayılan bir gayreti, çabası ve emeği var. Buradaki önemli başlıklardan bir tanesi, Irak’taki Türkmen kardeşlerimizin kendilerine hak ettikleri yeri bulabilmeleriydi. Tabii, Sayın Irak Başbakanı Ali Zeydi bu çerçevede son derece kapsayıcı çalışmalar ortaya koyuyor. Hem Terörsüz Bölge konusunda Sayın Başbakan’ın çok doğru yaklaşımları olduğunu görüyoruz hem de bütünsel, herkesi kapsayan hükümet modelinin ortaya çıkması konusunda son derece doğru yaklaşımlar var.Bu çerçevede, Irak Türkmen Cephesi Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın Irak hükümetinde devlet bakanlığı görevine seçilmesini son derece olumlu bir adım olarak değerlendiriyoruz. Bu, hem Irak’ın asli unsurları olan Kürtlerle ve Araplarla birlikte Türkmen kardeşlerimizin tarihî bir aşamaya geçtiğini gösteriyor hem de Türkiye açısından Irak’ın birliği, bütünlüğü, toprak bütünlüğü, egemenliği ve bundan sonraki geleceğe herkesi kapsayan hükümet modelleriyle ilerlemesi bakımından son derece önemlidir. Bunun son derece kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Seman Ağa’yı tebrik ediyoruz, başarılar diliyoruz. Irak Başbakanı’na ve hükümetine de buradan en içten selamlarımızı ve dileklerimizi iletiyoruz.

ABD basını ‘kapı açılıyor’ diyerek duyurdu! Vites yükseldi: ‘Türkiye’den 20 milyar dolarlık hedef’

TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ

Tabii, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın her zaman üzerinde hassasiyetle durduğu bir diğer konu da Terörsüz Türkiye süreci ve Terörsüz Bölge sürecindeki gelişmelerdir. Sayın Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın birlik ve bütünlük içerisinde yürüttüğü bu politikanın başarıya ulaşması için gereken hassasiyetin gösterilmesi konusunda her zaman makamlarımıza hatırlatmalarda ve uyarılarda bulunuyor. Geldiğimiz noktada, etrafımızdaki gelişmelere baktığımızda aslında Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecinin ne kadar kıymetli ve zamanlamasının ne kadar doğru bir süreç olduğunu hep beraber görüyoruz.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in İran’a saldırısından sonra bölgede ortaya çıkan tabloya, Gazze’deki soykırım devam ederken İsrail’in Batı Şeria’yı da Gazze’ye dönüştürmeye yönelik attığı adımlara, Lübnan’a ve Suriye topraklarına yaptığı saldırılara, yine Suriye içerisindeki Süveyda bölgesindeki ayrılıkçı grupların bütün bu faaliyetlerine baktığımızda aslında çok daha büyük bir siyasi projenin yürürlüğe konulmaya çalışıldığını görüyoruz. Dün Netanyahu’nun yayımladığı bir harita vesilesiyle de bir tartışma ortaya çıkmıştı. Siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük adeta kol kola girmiş, bölgedeki Türkleri, Kürtleri ve Arapları birbirlerinden uzaklaştırmak, aralarında fitne çıkarmak için elinden gelen bütün enstrümanları ve çabayı devreye sokmuş durumda.Hem bu emperyalist bölücülüğe karşı hem de Siyonist işgalciliğe karşı en güçlü duruşu, bölge halkları olarak kardeş ülkelerle birlikte sergilemek durumundayız. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye sürecinin aynı zamanda bir Terörsüz Bölge süreci olduğunu, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’nin kol kola yürüyen, iç içe geçmiş, birbirinden ayrılmaz, kader birliği olan süreçler ve kavramlar olduğunu ifade etmiştik. Bu süreçler hem milletimizin huzurunu ve bekasını teminat altına alma bakımından hem de bölgedeki kardeş halkların üzerindeki Siyonist işgalcilik ve emperyalist bölücülük temelli siyasi projelerin bertaraf edilmesi bakımından son derece kıymetli sonuçlar doğuracaktır.

Bakan Şimşek’ten ‘fon’ açıklaması! 10 milyon TL ve üzerinde kazanç sağlayanlar için süreç başlatıldı

Cumhurbaşkanımızın en çok önemsediği şeyin bölge halklarının kardeşliği, onların rızası ve duası olduğunu, siyasi gayretini de bu çerçevede sürdürdüğünü bir kere daha ifade etmek isterim. Zaman zaman Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreçleriyle ilgili aksamalar olduğuna dair birtakım yaklaşımlar ortaya çıkıyor. Tabii, bunlar inişli çıkışlı süreçlerdir. Doğrusal süreçler değildir. Bazen bir ayda elde edemediğiniz ilerlemeyi bir günde elde edersiniz. Bazen de tersi olur. O sebeple önemli olan, buradaki çalışmaların doğru yapılmasıdır. Biz tabii çok sayıda olumsuz cümle, söylem ve negatif yaklaşım görüyoruz. Tek tek bunlara cevap vermeye kalksak ana damarımızı kaybederiz. Ana damarımız, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine ulaşılmasıdır. O yüzden ana damarımızdan ayrılmamalıyız. Bu hedef konusundaki hassasiyetimizi en güçlü şekilde korumalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Genel Başkanımızın bize verdiği talimat da budur. İşte birtakım kavramsal çerçeveler birbirine çarpıştırılıyor. Birtakım kelimeler birbirine çarpıştırılıyor, birtakım öncelikler ve sonralıklar birbirine çarpıştırılıyor. Ama esas bellidir. Bu çerçevede, Sayın Bahçeli’nin yaptığı tarihî çağrıdan sonra Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’nin bir devlet politikasına dönüşmesiyle birlikte Yüce Meclis de devreye girmiştir. Meclis’teki komisyonla birlikte rapor hazırlanmıştır. Daha sonra silah bırakmayı temin edecek, PKK terör örgütünün tasfiyesini tamamlayacak mekanizmanın ne olduğuna dair kanun, 467 gibi tarihî bir kararla çıkmıştır. Bundan sonrasında yapılması gereken, bu kanunun gereklerini yerine getirmektir. Kanunun gerekleri yerine gelip terör örgütünün tasfiyesi ve silah bırakması gerçekleştiğinde kanun zaten otomatik olarak devreye girecek ve süreç sağlıklı bir şekilde işleyecektir. Onun dışında, sürekli olarak mekanizma üzerindeki yorumlar, çeşitli tarih bildirimleri, çeşitli yol göstermeler ve olumsuz değerlendirmeler bu meselenin dışındadır.

“DEVLETİN KURUMLARI, CUMHURBAŞKANIMIZIN TALİMATIYLA İŞİNİN BAŞINDADIR”

Devletin kurumları, Cumhurbaşkanımızın talimatıyla işinin başındadır. Üzerlerine düşenleri biliyorlar. Yüce Meclis’in de onayladığı yasayla birlikte yol haritası iyice berraklaşmıştır. Yol haritasının siyasi ve sosyal tarafının yanı sıra kanuni zemini de oluşmuştur. Yıllardır bu konuda, siyasi irade olsa bile kanuni zemin oluşmadığı için ilerlenemediği söylenirdi. Bu kanuni zemin de oluşmuştur. Bundan sonrasında önemli olan, mekanizmanın hızlı bir şekilde çalışmasıdır. Bunun karşısında duran, yani Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecini bütün bu berraklığın dışına çıkarmaya çalışan, burada flu bir alan oluşturmaya ve bu süreci baltalamaya çalışan hangi odak olursa olsun, Siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün yanında kendisini konumlandırmış olur. Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge süreci Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın, Sünni’nin, Alevi’nin, Ezidi’nin, Nusayri’nin ve Şii’nin, herkesin faydasına olan bir süreçtir. Herkesin hakkı olan huzuru, refahı ve güvenliği getirecek bir süreçtir. O sebeple bunun karşısında duranların tüm bu kavramlarla kavgası olduğu ortaya çıkmış olur. Dikkatli bir dil kullanmak lazım. Birtakım yanlış projelerin parçası olacak yaklaşımlardan uzak durmak lazım. İşin olumlu tarafına, pozitif tarafına odaklanmak lazım. Şimdiye kadar olumlu anlamda pek çok adım atıldı. Pozitif anlamda pek çok gelişme yaşandı. Bunları daha da güçlendirecek adımlar atma konusunda irade Cumhur İttifakı’nda vardır. Ama dediğim gibi, 467 ile ortaya çıkan iradenin içerdiği, yasanın içerdiği yol haritasına uyulduğu müddetçe herhangi bir kaza ihtimali söz konusu olmayacaktır.

Tabii ki biliyoruz, istihbari olarak biliyoruz, siyasi olarak biliyoruz. Süreci sabote etmek isteyen, Siyonist işgalciliğin ve emperyalist bölücülüğün sponsoru olan bazı ülkeler ve bazı odaklar olduğunu biliyoruz.

ŞençiftlerGroup n11 Mağazası

En az 10 karakter gerekli
Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.


HIZLI YORUM YAP
ŞençiftlerGroup n11 Mağazası