29-30 Ekim’de Ankara’da gerçekleştirilecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Devlet Başkanları Zirvesi öncesinde, üye ve gözlemci ülkelerde düzenlenen “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı panel serisinin ikincisi Kazakistan’ın ardından Azerbaycan’da yapıldı.
Panele Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ferhat Pirinççi, Azerbaycan Medya ve Yayın Konseyi Başkanı Ahmet İsmayılov, milletvekilleri, akademisyenler ve basın mensupları katıldı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran da panele video mesajla katıldı.
KRİZ DÖNEMLERİNDE İLETİŞİM KAPASİTESİNİN GÜÇLENDİRİLMESİNE VURGU
Duran, Türk dünyasının ortak tarih, köklü Türk medeniyeti, müşterek dil ve kültür havzasından oluştuğunu belirterek, bu güçlü mirasın Türk halklarını birbirine sıkı sıkıya bağladığına dikkati çekti.
Bu dönemde Türk dünyasının ortak akıl ve güçlü bir eş güdüm içerisinde hareket etmesinin, tarih önünde taşınan mesuliyetin ve zamanın icabı olduğunu vurgulayan Duran, şunları kaydetti:
“Bugün uluslararası sistem, giderek derinleşen krizler, artan jeopolitik rekabet, kırılgan tedarik zincirleri, enerji ve gıda güvenliği sorunları, iklim değişikliği, düzensiz göç, siber tehditler ve dezenformasyon gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıyadır. Karşı karşıya olduğumuz koşullar, aramızdaki dayanışmayı daha sağlam ve müessir bir zemine kavuşturmamızı zaruri kılmaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı bu bakımdan bölgesel barışa katkı sunan, bağlantısallığı artıran, ekonomik kalkınmayı destekleyen ve uluslararası işbirliğine açık bir vizyonun taşıyıcısıdır. Hazar Geçişli Orta Koridor’dan enerji ve ulaştırma ağlarına, ticari bütünleşmeden dijital ekonomiye, yapay zekadan afet ve acil durum yönetimine kadar birçok alanda geliştirilen ortaklıklar, Türk dünyasının sahip olduğu büyük potansiyelin somut göstergeleridir.”
Duran, bu süreçte medya ve iletişim alanındaki işbirliğinin stratejik önem taşıdığını ifade ederek, “Dijital çağ bizlere önemli imkanlar sunarken, hakikati hedef alan yeni tehditleri de beraberinde getirmektedir. Dezenformasyon, nefret söylemi ve dijital manipülasyon toplumlarımızın huzurunu, kurumlarımıza duyulan güveni ve ülkelerimiz arasındaki dayanışmayı doğrudan etkileyebilmektedir.” dedi.
Türk devletlerinin medya ve iletişim alanındaki işbirliğini daha da güçlendirmesi, özellikle kriz dönemlerinde iletişim kapasitelerini tahkim etmesi gerektiğine dikkati çeken Duran, TDT 13. Zirvesi’nin 29 Ekim’de Türkiye’de yapılacağını hatırlattı ve Türkiye’nin dönem başkanlığında Türk dünyasının kurumsal bütünleşmesini, küresel görünürlüğünü daha ileriye taşıma iradesinde olacağını söyledi.
Yapay zeka ve yeni iletişim teknolojilerine birlikte yön verilmesi gerektiğinin altını çizen Duran, “Kendi kavramlarımızı ve ortak hikayemizi dijital geleceğe taşıyabildiğimiz ölçüde, küresel nizamda daha güçlü ve etkili bir aktör haline gelebiliriz. Bizler, Türk dünyasının ortak menfaatlerini gözetirken bölgesel ve küresel barışa katkı sunan bir anlayışla hareket etmeye devam edeceğiz.” diye konuştu.
TDT’NİN 2040 VİZYONU
Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Pirinççi, panelin TDT ülkeleri arasındaki diyaloğu güçlendirmeyi ve 29-30 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek TDT Zirvesi için fikir altyapısı oluşturmayı amaçladığını belirtti.
Türk dünyasını birbirine bağlayan güçlü tarihi ve kültürel bağlara dikkati çeken Pirinççi, TDT’nin bölgesel ve küresel alanda önemli bir aktör olma yolunda ilerlediğine dikkati çekerek, mevcut potansiyelin henüz tamamının hayata geçirilmediğini ifade etti.
Pirinççi, TDT’nin 2040 Vizyonu doğrultusunda işbirliği ve koordinasyonun daha da geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.
“21. ASIR TÜRK DÜNYASININ İNKİŞAF ASRI OLMALIDIR”
Taşkent İletişim Müşaviri Prof. Dr. Mehmet Yüce moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Güvenlik ve Dış Politikalar Kurul Üyesi Prof. Dr. Seyit Sertçelik, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Esma Özdaşlı, Uluslararası İlişkilerin Analizi ve Çokkültürlülük Merkezi Başkanı Dr. Ferit Şefiyev, Milletvekili Fariz İsmailzade ve Kafkasya Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Nazım Cafersoy konuşmacı olarak yer aldı.
Prof. Dr. Yüce, Türk dünyasının sahip olduğu zenginliklerin ortak ekonomik güce dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “21. asır Türk dünyasının inkişaf asrı olmalıdır.” sözlerini hatırlatan Yüce, bunun hayata geçmesi için Türk devletlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
“SAVAŞA DEĞİL BARIŞA HİZMET EDEN BİRLİKTELİK”
Prof. Dr. Sertçelik, Çar Rusyası döneminde Türk aydınlarının verdiği mücadeleden bahsederek, bugünkü TDT’nin temelinde o dönemde yapılan çalışmaların bulunduğunu söyledi.
Azerbaycan’ın Türk devletleri arasındaki işbirliğinin gelişmesine önemli katkılar sunduğunu belirten Sertçelik, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in TDT’nin sadece ekonomik ve siyasi bir birliktelik olmaması, güvenlik eksenli yaklaşımların da üzerinde durması gerektiği yönündeki görüşlerinin son derece önemli olduğunu ifade etti.
Sertçelik, “Bakü’nün bu yaklaşımı Türk dünyasının zihninin en önemli merkezlerinden birinin Azerbaycan olduğunun bir kez daha kanıtı ve göstergesidir. Türk devletlerinin birlikteliği savaşa değil barışa hizmet edecektir.” dedi.
“TÜRKİYE’NİN GELİŞTİRDİĞİ ASKERİ TEKNOLOJİ TÜM TÜRK DÜNYASININ GURURUDUR”
Prof. Dr. Özdaşlı, 2. Karabağ Zaferi’nin Türkiye ile Azerbaycan dışındaki Türk cumhuriyetleri arasındaki askeri işbirliğinin geliştirilmesinde önemli bir milat olduğuna işaret ederek, 2020 sonrasında Türk dünyasında askeri alandaki işbirliğinin belirgin şekilde arttığını söyledi.
Türk devletleri arasında çok katmanlı bir askeri işbirliğine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Özdaşlı, ortak tatbikatların askeri doktrinlerin yakınlaştırılması, kullanılan silah ve stratejilerin tanınması ve ordular arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.
Özdaşlı, “Türkiye’nin geliştirdiği askeri teknoloji yalnızca Türkiye’nin değil, ‘bir aileyiz’ anlayışıyla tüm Türk dünyasının gururudur.” ifadelerini kullandı.
DEZENFORMASYONLA MÜCADELEDE ORTAK HAREKET ÇAĞRISI
Şefiyev, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki siyasi işbirliğinin büyük önem taşıdığını belirterek, medya alanında dezenformasyona karşı ortak mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.
Azerbaycan-Türkiye askeri işbirliğinin birçok ülke için örnek teşkil ettiğini ifade eden Şefiyev, iki ülke arasındaki işbirliği ve faaliyetlerin bu alanda önemli rol oynadığını kaydetti.
Şefiyev, Azerbaycan ve Türkiye’nin birlikteliğine karşı çeşitli dezenformasyon girişimleriyle karşılaşıldığını belirterek, dezenformasyonla mücadele ve bu alandaki işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.
EĞİTİM ALANINDA DAHA FAZLA İŞBİRLİĞİ YAPILABİLİR
İsmailzade, dünyada teknolojinin hızla geliştiğini ve bu sürecin geleneksel ordu yapılanmasını ciddi şekilde etkilediğini söyledi.
Türkiye’nin inovasyon alanında önemli ilerlemeler kaydettiğine işaret eden İsmailzade, ordu yapılanmasında teknolojinin geliştirilmesinin önemine işaret etti.
İsmailzade, gelecekte savunma sanayisi alanındaki işbirliğine ve ortak askeri tatbikatlara daha fazla önem verilmesi gerektiğini belirterek, Türk dünyasında ordu yapılanması konusuna özel önem verilmesi ve bölgede yaşanan gelişmelere karşı ortak adımlar atılması çağrısında bulundu.
Eğitim alanında da daha fazla işbirliği yapılabileceğini ifade eden İsmailzade, ortak yüksek lisans ve lisans programlarının yeterli olmadığını, öğrenci değişim programlarının da zayıf kaldığını aktararak bu alandaki işbirliğinin genişletilmesi gerektiğini söyledi.
ORTAK TARİH VE KÜLTÜREL MİRASIN GÜÇLENDİRİLMESİ ÖNERİSİ
Cafersoy, TDT entegrasyon sürecinde mevcut siyasi irade ve yürütülen çalışmaların daha verimli hale getirilmesi için detaylara odaklanılması gerektiğini söyledi.
Türk dünyasının ortak mirası konusunda özellikle Hunlar, Göktürkler ve Selçukluların öne çıkarılması gerektiğini belirten Cafersoy, bu mirasın TDT’nin kurumlarında, faaliyetlerinde ve kavramlarında daha fazla kullanılabileceğini ifade etti.
Cafersoy, Türk dünyası arasındaki ilişkileri zedelemeye yönelik dezenformasyon girişimlerine karşı ortak tarihin “pozitif anlamda yeniden üretilmesinin” önemli bir karşı hamle olacağını dile getirdi.
TDT’nin uluslararası arenadaki diplomatik ve siyasi görünürlüğünün artırılması gerektiğini vurgulayan Cafersoy, teşkilat ile farklı uluslararası örgütler arasında diyalog ve forumlar düzenlenmesini ve Türk dünyası coğrafyasında ortak vizyonla bir okul hareketi başlatılmasını önerdi.
SON DAKİKA
2 saat önceFLAŞ
3 saat önceFLAŞ
3 saat önceFLAŞ
3 saat önce
1
AFAD duyurdu! Mısır’da 5,3 büyüklüğünde deprem
574 kez okundu
2
Rumların hezeyanı elinde patladı! ‘İsrail bizim için savaşmaz’
432 kez okundu
3
İstanbul 5. Tüketici Mahkemesi
376 kez okundu
4
Eski kilise 42 yıldır cami olarak hizmet veriyor!
374 kez okundu
5
Erdoğan’la görüşme sabrı taşırdı! CHP’den Mansur Yavaş’a ültimatom: Artık kararını ver
362 kez okundu
6
Senaristten üzen haber: Final yapıyor! Kimse beklemiyordu
356 kez okundu
7
5 gollü nefes kesen finalde kupa Dortmund’un!
351 kez okundu
8
Venezuela’daki depremlerde can kaybı yükseldi
343 kez okundu
9
Kudüs Valiliği: İsrail, yeni bir Yahudi yerleşim birimi kurmayı planlıyor
339 kez okundu
10
Türkiye hangi ülkeye satacak? S-400 iddiası Yunanistan’ı vurdu
319 kez okundu